19 Mayıs 2008 Pazartesi

Dönüş yolu uzundu...

Dönüşümüz tam bir kabustu. Yine gece yolculuğunu ve Vip servisini tercih etmiştik . Çok yorgun ve uykusuz olduğumuzdan bir an önce eve gelme hayali içinde , 1 saat öncesine Normal hattan yer bulunca , biletimizi değiştirdik. Tam otobüse binmek üzereyken arkadaşım demez mi "umarım çocuk filan yoktur" . Sadece , bir bakış attım ve içimden "eyvahhh ! " dedim . Yerlerimize oturduk , koltuklar son derece rahatsızdı. Dar ve sert... Sanki bunca yıl vip görmüşüz de !! Sonradan boş koltuklara transfer olup , rahat bir durum oluşturma düşüncesiyle hemen uyumaya karar verdik ama bir de ne görelim ? Arka koltukta bir süprizzzz... BEBEK
...
Hafif bir tebessümle birbirimize baktık ve ağlamaması umuduyla , yorgunluktan sızdık . Bir süre sonra beklenen an geldi , 2 saat boyunca hiç durmadan ağlayan bebeğimiz bütün otobüsü de uyanık tutmayı başardı. Hem annesi , hem de otobüsteki herkes için , zor bir durum . Belli ki sancısı var ama yapacak birşey yok sadece sonsuz hoşgörü ve sabır....
..
Ve hiç karşılaşmadığım bir durumdu , şoför otobüsü durdurarak "Bebeğimize hava aldıralım annesi " diyerek 10 dk mola verdi. Otobüs sakin kaldı , bebeğimiz de açık havada uykuya daldı. Ancak otobüse binmesiyle , uyanması ve ağlamaya başması bir oldu. Anne artık şaşkın ...
..
Bebeğinin neden ağladığına mı yansın ? Herkesi rahatsız ettiğine mi yansın ? Çaresiz , sakinleştirmeye çalıştı . Uzun bir süre sonra uyudu da , herkes yeniden uykuya daldı. Zor bir yolculuktu . Eve gelip sadece kendimi yatağıma attığımı ve güzel bir uykuya daldığımı hatırlıyorum . Birazcık da başım ağrıyor . Ama bunun adı, yorgunluk olsa gerek....

Hiç yorum yok: