8 Şubat 2011 Salı

Beklenti & mutluluk

Düşündü , gitti , geldi yine düşündü. Belli ki dibe vurmuş ve bir şeyleri dağıtası gelmişti . Buradan mı başlasam diye düşündü . Bir şeyleri yok edesi vardı ya , gözüne kestirebildiği en kolay şey gibi geldi. Gücünün yettiği buydu belkide. Hadi diyelim yok ettin , ne geçecekti eline ? Başka bir üzüntü daha mı? Kızım , sen üzüntüden zevk mi alıyorsun ? Hem kendi halinde durup duran blogdan ne istiyorsun ?

Neymiş efendim , canı yazmak istemiyormuş , sıkılmış , kafası karışıkmış , kızgınmış , üzgünmüş , mutsuzmuş yine dibe vurmuşmuş , blogu tamamen kapatsaymışda falan filan...Oysaki bu kaçıncıydı , yapamıyordu işte. Kaç kere niyetine girmişti ama her defasında beklemeye almıştı. Yine öyle olacaktı ama kızmıştı ya , tehdit etti kendini. Yazmayacaksan yazma kızım , mecbur musun ? Ya da yaz , es , yağ , gürle , kime ne demedik mi ? Kimin senden böyle bir beklentisi var ki ? Öğrenemedin şu beklenti meselesini zaten. Ne diyorlar unutma ! minimum beklenti , maksimum mutluluk ...Lütfen artık buna göre yaşa...

Ama ben , artık bu kıza dert  anlatamıyorum . Tek ben değil , hiç kimsecikler anlatamıyor. Biliyor doğrunun ne olduğunu, herşeyinde farkında ama sabit fikirli . Ve hiç vazgeçmiyor. Hele ki kafasına taktığı bir şeyse , vazgeçirmenin mümkünü yok. Yani ya olacak , ya olacak. Bu kimi zaman kararlı olmak adına çok güzel birşey ama kimi zaman da imkansızı zorlamak gibi birşey. Hal böyle oluncada sonuç , hayal kırıklığı oluyor. Beraberinde de kocaman derin bir üzüntüyü getiriyor. Ondan sonrada kimseciklerle konuşma , iletişim kurma , içine kapan , kendini eve hapset  , ağla , sızla ve en derinin , en dibin acısını çıkarabildiğin kadar çıkart. Bu mu olmalı ?

Hem düşünsene , sana senden başka kim yardım edebilir ki ? Yeter artık...Ya o anın tadını çıkartmayı öğren  , herşeyi olduğu gibi en güzel haliyle tadında bırak , öylece kalsın ya da hayatı kendine dar et . Seçim senin güzelim..."Ama niye niyee ? " diye de söylenmeyi bırak . Sorgulamadan anı yaşamaya bak. Off , yine çok biliyorum , yine çok konuşuyorum . Şimdi kendinle kavgan bittiyse , artık kendine gelir misin?

Ve son kez söylüyorum , sakın unutma! "minimum beklenti , maksimum mutluluk..."

10 yorum:

Aşk Güneşi dedi ki...

Ayne öyle cicim minimum beklenti maksimum mutluluk bırak kendinle kavgayı artık yaşa gitsin hayat bu işte ................

Paşalı Taso dedi ki...

Bence de Özii..MİNİMUM BEKLENTİ MAKSİMUM MUTLULUK...
DÜNYAYA VE İÇİNDE YAŞADIĞIN HAYATA FAZLA DEĞR VERMEMEK VEE HİÇ BEKLENTİ İÇİNE GİRMEMEK ENDOĞRUSU

özii dedi ki...

hı hı öyle yaptım arkadaşlar , öğrenmeye devam ediyorum . teşekkürler...

Handan dedi ki...

Yeni dönem hayırlı olsun Öziicim. Kısa zamanlı İstanbul yolculuklarında herkese yetişilemiyor, biliyorum, ama yazın muhakkak bekliyorum haberin olsun.

özii dedi ki...

tşkler Handancım , yazın mutlaka ...

Katre dedi ki...

:))beklentilerimiz, bizi biz yapan bir özellik galiba. dinlen biraz, yazmak istediğinde yazarsın. arada seni okuyan birileri var buralarda unutma;)

Katre dedi ki...

:))beklentilerimiz, bizi biz yapan bir özellik galiba. dinlen biraz, yazmak istediğinde yazarsın. arada seni okuyan birileri var buralarda unutma;)

Meleğin Dünyası dedi ki...

Arkadaşım hayatımızda gelgitler hep var.Kendimizle kavgalarımız, kendimizi sorgulamamız hiç bitmiyor zaten.Sen mükemmeliyetçisin ama maalesef hayatımızdaki herkes böyle değil.O yüzden kendini bu kadar yıpratman.
Min. beklenti max. mutluluğu elbette getirir.Mesele uygulayabilmek kendine söz dinletebilmek.Öpüyorum seni.Sevgiler....

özii dedi ki...

** Katrem , bilmiyorum boşverin beni :P

** Meleğim ah bi dinletebilsem kendime , doğruyu bilmek ve uygulamak arasında kocaman bir fark var...

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

Bizi ayırdılar Öziim yaaa.Özledim valla.Bugün dönecektim sana bak unutmuşum şimdi aklıma geldi.
Öpüyorum.