14 Ekim 2008 Salı

Hafta sonundan....

Yağışlı ve soğuk başlayan bir hafta sonu , Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin harika boğaz manzarası eşliğinde yapılan turnuvayla renklendi.

Turnuvada bana göre etkileyici birkaç güzel olay vardı. Her oyun benim için ayrı bir heyecan olsa da , Türkiye Haritasından go tahtası yapılması fikri çok orjinaldi. Bizde Eda ile yeniden bölge bölge paylaştık ve gerçekten de farkına bile varmadan 7 bölgeye ayırmış olduk. Oyunumuz oldukça uzun sürse de , tahta başında ayakta oynarak il il gezmenin keyfini de aldık.

Bu da turnuvamızın maskotu olan minik kediciğimiz . Masalardan ve omuzlardan hiç inmedi. Sonunda bulduğu sıcacık bir kucakta kıvrılıp ,mır mır uykuya daldı. Hemen ona da bir yaka kartı hazırlandı.
Bu daaa... günün süper olayı. Bir gün TV'de yayınlamasını umut ettiğimiz ve Türkiye'de Go'nun patlamasına neden olabilecek harika bir animemiz var. "HİKARU NO GO " Bu animenin en güçlü karakteri , elbetteki go ustası ve aşığı olan hayaletimiz "SAİ " . Salona da en büyük heyecanı veren kişi Sai oldu. Orjinali ile aynı kıyafetlere sahip olan sai , bir süre masadan masaya gezinerek oyunları izledi. Herkesin ilgi odağı oldu .Bence harika düşünülmüş bir ayrıntıydı . İşte bu da gerçeği... Ve animemizin ilk bölümü....

6 yorum:

Böcek dedi ki...

bir kedi manyaği olarak önce kedişi biraz seviim ben..o ne öle ya yerim ben onu.allam bende olacaktı o kedi sağ kalmazdı elimde :)
ya böle şeylerin yanı go nun turnuvasının yapılması ne güzel birşey..yurdum insanının böyle şeylerle uğraşması mükemmel insanlar daha çok yönlendirmek lazım özi..sende buna bir aracı olduğun teşekkür ederim :)

özii dedi ki...

İşim bu böceğim :)))
Sevgiler bir go aşığı :))

Katre dedi ki...

Güzel zaman geçirmişsiniz:)))

aysedeniz dedi ki...

"sai"ye bayildim:)) ve gelemedigim icin dah bir uzuldum:((

içimden geldiği gibi dedi ki...

enteresan bir oyuna benziyor acaba kolaymı??

özii dedi ki...

**Gerçekten güzeldi katrecim ama bitti :(

**Ayşecim sai süperdi ya...

**igg , bu oyunu öğrenmek 10 dk 'yı almaz ama oynamayı öğrenmek ömrünü yer ömrünü...