Artık o istenmeyen an gelmişti. Hayvan barınağından yetkililer gelmiş ve Boncuk gitmişti. Annem o anı görmek istemediğinden evden uzaklaşmış ve bu sorumluluğunu babama yüklemişti. Babam da üzgün bir şekilde Boncuğu yetkililere teslim etmişti etmesine ama derin suçluluk hissetmesine engel olamamıştı. O da tamamen ayrı bir konu zaten. Bu arada özellikle belirtmek isterim ki , babamın o sıralardaki rahatsızlığı bizleri üzdüğünden evde bir kedinin varlığı zor olabilir düşüncesiyle gitme kararı alınmıştı yoksa başka bir sebebi asla yok , olamazda. Peki ya sonra...
Annem beni arayıp ağlamaklı durumu anlattı. Üzüleceğini az çok tahmin ediyordum . Çünkü 2 ay el bebek , gül bebek bakılmış bir yavru nasıl gidebilirdi ? O anda bizim evdede bir kıyamet koptu . " Boncukkkkkkk , hayırrr . Annenemm onu veremezzz , vermesinnn , gidelim alalımm anne nolurrrrr , nolurrr " diye salya sümük durumlar yaşandı. Gerisini tahmin edersiniz artık. Bu şekilde sıkıntılı 2 gün geçti. Anneminde aklı hep onda olduğundan içi rahat etmemiş ve barınağa telefon açarak Boncuğun durumu hakkında bilgilendirilmek istemişti. Onlarda " Kediniz çok mutlu , çok cana yakın hiçbir problem yok, aklınız kalmasın " diye söyleyince hafif bir rahatlama olmuş ama bu yeterli gelmemişti.

Ve üzülerek söylemek istiyorum ki , hayvan barınağı dedikleri yer , çok kötü bir yer. Oysaki , tamamen farklı bir yer hayal etmiştim. Açıkta , kafes kafes ayrılmış , hayvanların soğuktan korunabileceği bir yeri olmayan , hortumla su tutulan , pislik içinde yüzlerce kedi köpeğin bulunduğu bir yer :( Burada bir süre bekletilip isteyen aileler olursa veriyorlarmış , isteyen olmazsada kısırlaştırıp salıyorlarmış .
Bu üzüntüyle kafeslerin arasında dolaşırken arka tarafta bir kafese geldik. Boncuk oradaydı , bir an çok sevindik ama ....
*devamı yarın......
2 yorum:
Ne fenasın ama burda kesilir mi? Boncuk iyi dimi...
Haklısın Defnecim. İyi iyi ;)
Bende filmlerde nasıl oluyorda şak diye kesecek yer buluyorlar diye hep merak ederdim oluyormuş demekki :))))
Yorum Gönder