19 Ocak 2014 Pazar

Nasırsal...

"Hiçbir şeyden çekmedi dünyada , nasırdan çektiği kadar " diye boşuna dememiş Orhan Veli. Ayakkabılardan mıdır nedir bilemedim ama zaman zaman yaşarım bu sıkıntıyı. Ya parmak arasında ya da şu en masum küçük parmağın yanında. O garibimin de başına neler geliyor neler...
 
Hani o küçük parmak için de derler ya , " Sen aşk acısını geç , küçük parmağını koltuğun kenarına hiç vurdun mu? İşte gerçek acı budur " diye. Evde yürürken birden çığlık atar, sonrada zıplamaya başlarsın ya fena bir acıdır hakikaten. Durduk yere koltuğa küfür edersin sanki o gelip çarpmış gibi...
 
Gelelim nasırsal konuya...Şimdiye kadar nasır bantı ve duoderm solüsyon ilaç kullanarak kurtulmuşumdur nasır derdinden. Ama bu kez öyle bir tane var ki akıllara zarar. Zaman zaman acısı beynime vuruyor  , yerimden sıçratıyor. Ne solüsyon , ne de bant fayda etmiyor .

İşte bu noktada gözümü karartıp minik bir operasyonu göze almalı mıyım diye düşünmüyor değilim. Sonrada diyorum ki "nasır bu yaa " bunun için operasyon mu olur? Ayakkabı giyeme , işe gideme , üstüne basama , spor yapama ... Yok yok ,biraz daha denemeliyim , ısrar etmeliyim yoksa operasyon kaçınılmaz olacak . Yok böyle bir acı...

 

4 yorum:

mehtap dedi ki...

Gecmis olsun :( keske operasyonsuz gecse.

özii dedi ki...

Teşekkür ederim o da nasıl olacak bilmiyorum . Gidip yine solüsyon sürsem iyi olacak. ..

Handan dedi ki...

Kocakarı ilaçları iyi geliyormuş ama öğrenmek lâzım.

Benimki bantla geçmişti. Batıyordu hep sonra bantla kuruyup düştü olduğu gibi.

Geçti geçti..

özii dedi ki...

Handanim geçmiyo kiiii hepsini denedim :(