10 Ocak 2008 Perşembe

Sabır lazımmış...

Tamam Küçük Bey tamammm , tamam sen haklı çıktın kabulll . Fazla üstüne geliyoruz , biliyorum . Çünkü senin için en iyisini , en güzelini istemek bir anne-baba olarak hakkımız diye düşünüyorum. Ama baskı yapmak yok artık , biraz daha serbest ....ama azıcık....
Şimdiden başladık kedi - köpek gibi birbirimizi yemeye derler ya , hergün aynı tekrarlar , aynı yapmayışlar , aynı ağlamalar , aynı direnişler ve beraberinde dozu gittikçe artan stresss...
Ben mi çok takıyorum acaba? Başkaları böyle değil mi ki ? diye düşünüyorum. Böyle tabiki de , takmaz olur mu ? Nasıl ağır bir sorumluluk bu?
Bazen , hatta çoğu zaman iyi bir anne olamadığımı düşünüyorum. Hep hayalimde daha ilgili , daha sevgi dolu , daha sabırlı olmayı istiyorum ama bunu kendim bile başaramıyorken , hayattan mucizeler beklemek ne kadar doğru bilemem ....
Sanırım bu birazda işimizden kaynaklanıyor olsa gerek. Yıpratıcı , bütün hoşgörümüzü okulda bırakıp geliyoruz , en dayanılmaz durumlara sabır gösterip , doğru davranış , doğru eğitim vereceğiz diye tüketiyoruz kendimizi. Ama eve gelince , geriye birşey kalmadığını görüyoruz. En gerekli zamanda , istenen özelliklere ulaşılamıyor . Biraz daha sakin olmak lazım , herşey yoluna girer elbett....

3 yorum:

Handan dedi ki...

Sevgili Ozii, ben büyük oğlum 1 yaşındayken bıraktım işimi, hepsine birden yetişemiyorum diye. Ama yine de çok sabır istiyor. Hep başka işler oluyor, hep bir koşuşturmaca. Onlar da çok masum değil :) Örneğin her gece keyifli yatağa yatırmaya çalışırım ama hep sonunda ben kızınca uyurlar :) Sonuna kadar kullanıyorar haklarını. Ve biz sinirlenmeden de sonuna ulaştıklarını düşünmüyorlar. Hal böyle olunca sen ne kadar sabırlı olursan ol yine de sonunda aynı yere çıkıyor :D

Anlatabildim mi derdimi bilmem :) Aman canım, annelik böyle birşey işte. (Bu arada içerde bizimkiler kahvaltı sofrasında azmaktalar gidip duruma el koymam gerek :)

Günaydın. Işıl ışıl bir güne açılsın sabahın.

ozii dedi ki...

Günaydın Handan 'cım anlamaz olur muyum ? Bak gördünmü yine sabrını zorluyorlar... Her sabah aynı işte ne olsun.
Sakin kalabileceğim tek saat uykusuz geçireceğim saatler , artık bunu biliyorum.

orkide dedi ki...

Mrb, Sana sadece sabrının denendiğini değil, olayın keyifli bir oyun olduğunu düşünmeni tavsiye etmek istiyorum.Annelik dünyanın en güzel duygusu ve herkese kısmet olmuyor. Küçük şeyler takılıp olayın bütününü kaçırmamak lazım. Bir düşün sen 6 yaşında bir çocuksun ve etrafındaki insanlar senin yapman gerekenleri sıralayıp duruyorlar, ama senin bunları yapmayı isteyip istemediğini bilmeden.
Yada şu açıdan bak eve geldin kapıda seni Ege karşıladı ve sana hadi ne duruyorsun mutfağa gir yamek yap, şu gömleğim kirlenmiş onu yıka, şunu yap, bunu et, hadi oyalanma, ne duruyorsun vaktini boşa harcama, daha yapacak çok işin var oyalanma......dese ne kadar motive olabilirsin.
Bekara karı boşamak kolay dimi ;p sadece bir tavsiyede bulunmak istedim.
Hoşuma giden bir yazıyıda ekliyorum. Umarım sende beğenirsin. Hayatta kendimizde başka hiç kimseyi değiştiremeyiz. küçüçük bir çocuğu bile. Ama bakış açımızı değiştirirsek çevremizdeki herkesi etkileyebiliriz. Belki değiştirebiliriz de....kimbilir.

BAKMADIĞIMI SANDIĞIN ZAMAN (Bir çocuk tarafından yazılmış)

Benim bakmadığımı sandığın zaman, ilk yaptığım resmimi buzdolabının kapısına astığını gördüm ve hemen bir başka resim yapmak istedim.

Bakmadığımı sandığın zaman, sokaktaki bir kediyi beslediğini gördüm ve hayvanlara karşı nazik olmanın iyi bir şey olduğunu öğrendim.

bakmadığımı sandığın zaman, benim için en çok sevdiğim keki yaptığını gördüm ve küçük şeylerin yaşamdaki özel şeyler olabileceğini öğrendim.

bakmadığımı sandığın zaman, bir dua okuduğunu işittim ve her zaman konuşabileceðim bir Tanrı olduğunu ve Tanrı!ya güvenmeyi öğrendim.

bakmadığımı sandığın zaman, yemek yaptığını ve hasta olan bir arkadaşına götürdüğünü gördüm ve hepimizin birbirimize bakmamız gerektiğini öğrendim.

bakmadığımı sandığın zaman, zamanını ve paranı, hiçbir şeyi olmayan insanlara verdiğini gördüm ve bir şeylere sahip olanların, hiçbir şeyi olmayanlara vermeleri gerektiğini öğrendim.

bakmadığımı sandığın zaman, evimizi ve içindeki herkesi gözettiğini, özen gösterdiğini gördüm ve bize verilenlere bakmamız gerektiğini öğrendim.

bakmadığımı sandığın zaman, iyi hissetmediğin zamanlarda bile sorumluluklarını yerine getirdiğini gördüm ve büyüdüğüm zaman sorumlu olmam gerektiğini öðrendim.

bakmadığımı sandığın zaman, gözlerinden yaşlar aktığını gördüm ve bazen olayların incittiğini, ama ağlamanın yanlış olmadığını öğrendim.

bakmadığımı sandığın zaman, umursadığını gördüm ve olabileceğim her şey olmayı istedim.

bakmadığımı sandığın zaman, büyüdüğüm zaman iyi ve üretici bir insan olmak için bilmeye gereksinim duyduğum yaşamın derslerinin çoğunu öğrendim.

bakmadığımı sandığın zaman, sana baktım ve “bakmadığımı sandığın zaman gördüğüm her şey için teşekkür ederim” demek istedim.

Sevgiyle kal canım arkadaşım......